Artı Değer Teorileri

 

Deliler gibi bağırmak, haykırmak, mutluluğumu paylaşmak istiyordum ama ben ne yaptım değme yazarlar gibi laptopun başına geçip on parmak yazmaya başladım. İçim içime sığmıyordu. Atölyede kurumaya bırakılmış onlarca resim vardı. Fakat tuallerim bitmiş, boyalarımın çoğu bitmişti. Boyasızlıktan bitmiş boyalara su koyup koyup kullanmıştım. Akrilik boyanın o gibi faydaları var. Su bazlı olduğu için rahatlıkla su koyup kullanabiliyorum.  Yağlıboya kullanmıyor olmanın zevklini çıkarıyordum demek isterdim ancak öyle sefil bir haldeydim ki içine su koyduğum akrilik boyalarım da artık bitmiş, bozulmuş hatta kokmuşlardı.

Gidip yeni boyalar almayacaktım. Yazacaktım. Nihat’ı bulmuştum sonunda. Hakan bu geçen zaman zaman içinde (96-2017) çok başarılı bir yazar olmuş, Cumhuriyet’te yazıları bile çıkar olmuştu. Bir tek onun ilk romanını 2001’de okumuş sonra kendimi resme vermiştim. Yirmiye yakın sergi açmış, bedenimi eski haline getirmeye uğraşmıştım.

Ben kaza geçirmiştim. Şimdi iyiydim ancak kafayı da çarpmış, gel gitler yaşıyordum. Şu 4-5 ayımı gel gitlersiz tam ben gibi yaşıyordum fakat her an sapıtabilirdim. Doktorsuz idare etmeye başlamıştım. Şimdi sıkı durun konulan tanı neydi biliyor musunuz ‘Duygu-durum bozukluğu’ bu ne lan köpekler bile gülerdi. Hayır, bir bozukluk vardı veya yoktu. 3,4 yaşında nasılsam öyleyim. Tabii 1996 yılında kaza oldu, o zaman tanım depresyon + maniydi. Doğru o zaman öyleydim fakat duygu durum bozukluğu ne abi???????????????

Doğduğumda bozuktum ben. Herkes gibi değildim. Bu kaza beni törpüledi diyorummm. Alo diyorum!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! Cem İleri sevgiler!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Uykuma dikkat etmek zorundaydım. Ertesi gün idare ediyordum ancak bir sonraki gün zombi gibi oluyordum. Tabii içten. Dışarıdan çok normaldim. Fakat içim uykusuzluktan çok kötü oluyordu. Şöyle özetlemek gerekirse 48 saat dayanıyordum ancak 72 saat biraz zor.

Sam spor yaptırmaya geliyordu. Beş sene. Haftada üç geliyordu o. Pilates yapıyorduk. Yeri çok farklıydı benim için. Kendisinin çocukları vardı ve bu geçen sürede eşini kaybetmişti. Herşeyi beraber atlatmıştık.

Şebi’yi özlemiştim. Yeni asistanımdı O. Aslında on sene öncesine dayanan arkadaşlığımız benim arkadaşım olduğu gerçeğini öne sürüyordu. Biz çok iyi arkadaştık. Asistanlığımı yapması da benim için artı değerdi. Bu arada artı değer teorilerini de biliyordum. J

Mehmet Perinçek sağ olsun Karl Marx’ı ve daha birçok şeyi okutmuştu bana. Aslında şu an bir Mehmet okuması iyi giderdi fakat şu sıralar Almanca okuyordum. Geçen sezon internetten dersler almış, lise Almancamı ilerletmiştim. Dersleri tam bitirememiştim. Daha almam gereken dersler vardı. Kendimi çok iyi hissediyordum ama bu “hastalık iyi hissetmesi” değildi.

Doğurmayacaktım. Ama hala bilmiyordum.

17.11.2017

20:59

Leave a reply

 

EnglishTurkey